Başımızı yastığa koyduğumuzda başka bir hayat başlar. Ne ölü ne uyanıksındır, dış
dünyayla bağlantının olmadığı ama yaşadığın bir hayat.Gün içinde seni etkilemiş
bir olayı ya da olmasını istediğin bir şey
hakkında , bastırdığımız duyguları,bazende alakasız şeyleri rüyamızda görürüz.
Ben rüya görmem demeyin hiç;çünkü herkes rüya görür ama hatırlamayabilir.
Rüyada yeni yüzler yaratılmaz size. Sokaktan geçerken, markete dolaşırken ya da
karşıdan karşıya geçerken beyniniz o kişiyi kaydeder ve gece önünüze çıkarır; ama siz kim olduğunu bilemezsiniz.
Birde en çok tartışılan konu süre. Biz geceyi gündüz yapmışken rüyada zaman kavramı yoktur. Rüyada
aylarınızın geçtiğinide görürsünüz
saniyelik değişen olayları da. Zaman kavramı biz uyandıktan sonra
saptadığımız anlar toplamıdır. Gerçek
hayatta yapamayacağımız şeyleri ya da imkansız
nesneleri o soyut dünyada beynimiz oluşturur. Rüyada olduğumuzu
anladığımız an -ki bu rüylara Lucid adı verilir - bazı şeyleri kontrol altına
alabiliriz. Ya uyanmak ister ya da sonunu görebilmek için uyanmamak için çabalarız.
Bazı rüyalarsa çok gerçekcidir. Bazılarıysa
kendini tekrar eder ben bunu öncede görmüştüm dersiniz. Bazende rüyam
gerçekleştiği dediğimiz olabilecek şeyleri hissebildiğimiz rüyalar vardır. Aynı
rüyayı başkalarıyla gördüğümüzde olur. Soyut,anlam veremediğimiz şeylerin olduğu bir yerdir orası.
Rüya görürken kan basıncımızın artğını, tansiyonumuzun yükseldiğini
biliyor muydunuz? Gördüğümüz şeylere bedenimizde tepki verebilir. Konuştuğumuz, ağladığımız,gülümsediğimiz, el kol hareketleri
yaptığımız ,heyecanlanıp kalbimizin daha hızlı attığı ya da korktuğumuzda
sıçrayarak uyandığımız anlar olmuştur. Artık uyanmışsak unutmamak için hemen
birine anlatıp ardından gördüklerimizi rüya
tabirlerine bakarak kendi hayatımıza göre yorumlarız. Bazılarının gerçek olması
bazılarında da benzer rüyayı bir daha görmemek dileğiyle yeni gecede tekrar seyre çıkarız.
